25 Mayıs 2013 Cumartesi

Gün 35/365~ Kafana Taka Taka Çatlıyacaksın Diye Korkuyorum






Gün 35/365 ~ Kafana Taka Taka Çatlıyacaksın Diye Korkuyorum

25.Mayıs.2013
Cumartesi

Takıntılarla yaşamak? Benim kötü olduğumu ama kendinin mükemmel olduğunu düşünen insanların takıntılarıyla veya takıntılılarla yaşamak. Egolarının önüne geçemeyen, ben merkezli insanlarla. Etrafımda bir yığın ben buradayım diye çığlık atan karakter görüyorum. Hatta onlarda beni görüyor, biz böyle karşılıklı görüşüyoruz. Onların karakterlerinin çığlıkları bazen benim çığlıklarımla son buluyor. Sonra, gene başa sarıyor, takıntılar, takıntılar... Kafasında kurmacalar :) Aslında güzel tabi, kendi dünyanı kurmak, herkese bir rol, bir karakter vermek. Mesela, ben en son vurdum duymaz kavgacı karakterinde 3 kuruşluk bir insandım. Gerçi, rol güzel olmasada, yönetmen mükemmeldi. Hatta sanırsam, o da yıllardır iyi arkadaş rolünde oynuyor.

Öfkemi kontrol edemiyor olabilirim hatta biraz çirkin ve gururluda olabilirim. Ama bazen neden öfkemi kontrol edeyim ki diye de kendime sormuyor değilim hani? İnsanlar sen onlara gülümsemediğinde gülümserler. Rica etsen susmazlar ama bağırdığında süt dökmüş kediye dönerler. Ve onlar sadece görmek istedikleri yüzümüzü görürler. 

4 Mayıs 2013 Cumartesi

Gün 15 / 365 ~ Kendimi Dünyanın Yavaş Döndüğüne İnandırmak İstiyorum

 
 

 
 
Gün 15/365 ~  Kendimi Dünyanın Yavaş Döndüğüne İnandırmak İstiyorum
 
4.Mayıs.2013
Cumartesi
 
Dünya hepimizi farklı bir tarafa fırlatıyor ve ben şuanda bir çöldeyim(Kıbrıs).Yürürken kulağımda çınlayan sessizliğin beni depresifleştirdiğini hissediyorum. Böyle zamanlarda, yere uzanıp gökyüzünü seyrederek orda olmayı diliyorum, süpürgemle birlikte yukarıda, bulutların arasında. Nedense, orada nefes almak daha kolay gibi geliyor. Hepsinin bir şekli var gibi, kimi uzanan bir adam kimiyse küçük bir koyun.

Kendimi orda hissederek, geçmişimde olan bazı şeyleri hatırlıyorum. Üzüntülü ve mutsuz anları değil, sadece sessizce unuttuğum hatıraları. Kafamın en karanlık ve derinliğine attığım hatıraları, gökyüzünün beyazıyla buluşturuyorum. Herşeyin nedenini veya nedenlerini bulmaya çalışıyorum, neden ve nasıl oldu? Çünkü herşeyin bir nedeni olduğunu söylüyorlar, ne yazıkki bazen gerçekten sırf bu söze inanıp herşeyin arkasında bir neden arıyorum. Fakat gerçek şu ki, bu sadece bir genelleme hatta ironik bir şekilde bana göre böyle bir cümlenin var olması için hiç bir neden yok.

Her şeyin farklı olduğu ama bunun hiç bir şeyin değişmediği anlamına gelmediğini fark ettim.

Güneş odadaki ışıktan daha parlak, gökyüzü odamdan olduğunca büyük ve klimadan daha serin. Bulutlarda bir okadar yumuşak, araba sesi yerine huzur veren bir rüzgar sesi var etrafta. Ve sanırsam havadayken dünya oldukça hızlı dönüyor...

22 Nisan 2013 Pazartesi

Gün 3/365 ~ Saat Kaç?


Gün 3/ 365 ~ Saat Kaç?

22.Nisan.2013
Pazartesi

Büyük bir aceleyle geldim odaya. Saat kaç? Aylardır, saati çalışmayan bilgisayarıma ve şarjı bitmiş telefonuma bakamadım. Google arama motoruna sordum, dedim saat kaç? Dedi: 23:43, dedim saol;)

21 Nisan 2013 Pazar

Gün 2/365 ~ Pazarları Hiç Sevmem


Gün 2/365 ~ Pazarları Hiç Sevmem

21.Nisan.2013
Pazar


Pazarları hiç sevmedim, asla sevmeyede çalışmadım. Tatil olarak adı geçen haftanın son günü  fakat Pazartesi günü  için yapılıcaklar seni beklerken, nasıl tatil olarak adlandırırsın ki? Tatil dışında, herşeyin yapıldığı, sıradan bir pazar benim için bugün.

20 Nisan 2013 Cumartesi

Gün 1/365 ~ Başlamak Güzeldir

Gün 1/365 ~ Başlamak Güzeldir

20.Nisan.2013
Cumartesi


Bugün bu bloğu, 365 gün olarak hazırlamaya karar verdim, umarım başarabilirim. Her gün bir şey yazmasamda ( ee malum derslerden), mutlaka günün anlam ve önemine göre bir şey paylaşıcım. Eğlenceli olacak gibi gözüküyor. Masamda oturuyorum, çok anlamsız. Başka bir şey yapıyor olmam gerektiğini söyleyen bir his var içimde, ders çalışmak veya proje yapıyor olmak gibi. Umarım bu yakında biticek. Ve gene umarım, güzel bitecek :) Yeni bir şeylere başlayacak olmak, şaşırtıcı ve korku verici, bizi neyin beklediğini asla bilmiyoruz. İyi yada kötü. Belkide, aklındankiden ütopik derecede farklı. Başlamak güzeldir, üniversiteye başladığım gibi, sonrasında ders çalışmaya, yemek yapmaya, öğrenmeye, bıkmaya ve özlemeye başladığım gibi. Peki bitirmek? İyi bitirdiğin müddetçe bitirmek de güzeldir gerçi çoğu zaman bitişler hep acı verici ve ağlamaklı olur, özelliklede bir ilişkiyi bitirmişsen :) ahh şu kız meseleleri. Kız meselleri diyorum, çünkü hiç bir erkeğin bir bitişe üzüldüğünü sanmıyorum. Her neyse, bu yazıda erkeklerden bahsetmek istemiyorum o konu için özel tam bir günümü ayırıcım: ) Evet ne diyorduk, erkeklerden bahsetmeyeceğim fakat bu başlangıç yazımda birkaç kişiden bahsedicem, öncelikle Sinem ve Gamze, onlardan bahsetmek istiyorum çünkü benim için özeller, benim yaptığım çoğu başlangıçta ve bitişte yanımdalardı ve umarım bundan sonrada hep olurlar. Ben onlarla sadece başladım ve muhtemelen hiç bitmeyecek.( çok iddialı evet biliyorum ama doğru) Onlar kimi zaman açık büfe bir cumartesi kahvaltısı, kimi zaman gülme krizi benim için ve kimi zamansa kuş tüyü yastık ( ağladığım zamanlarda) :) pofidik pofidik. Sinem, o benim iki masa kadar uzağımdaki, küt hafif uzun saçlı kız. Gamze ise şuan onu hakkında bir şey yazdığımdan habersiz mışıl mışıl uyuyan, Ereğlili ve elma yanaklı olan. En çok sevdiklerimden ve en çok kavga ettiklerimden :) Sena ise bir diğeri son sene tanıma fırsatı bulduğum ve iyi ki bulduğum oda arkadaşım. Cemile ve Elnura ise hayatımda ki diğer karakterler, onlarsa Azerbeycandan hayatıma katılıyorlar. Cemile her şeyimi bir kere bile düşünmeden anlattığım, ilk aradığım, benim favori Azerbaycanlım : ) Elnura ise tamamen eşsiz, istesen o kadar sakar ya da unutkan olamazsın herhalde. Gözlüğünü markette unutabilen? Şarj aletini Hiltonda? Günün %70 ini bir şeyleri unutarak harcaya bilen birinin, beni hiç unutmaması bence beni gerçekten özel kılıyor:) Burada onlardan bahsetmek istedim, çünkü bu 365 gün içersinde elbette bir yerlerde adları geçecek:)Ve söylemek istiyorum, My Girls, Love you :)

 

 

27 Mart 2013 Çarşamba

“ComOpic isimli bu blog Orta Doğu Teknik  Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampusu TUR 102
Türkçe II dersinin projesi olarak Afife Gözde BAŞ  tarafından hazırlanmıştır.”